Akciğer Susuz Kalırsa Ne Olur? Gözlerim Gibi Olan O An Kayseri’nin karanlık sokaklarından birinde yürürken, aklımda tek bir şey vardı: Akciğerlerim. Birçok kez düşündüm, “Ya susuz kalırlarsa?” İnsan vücudu hakkında düşündükçe, her şeyin birbirine bağlı olduğunu fark ediyorsunuz. Akciğerlerim gibi. O kadar hayati bir rolü var ki, insan hiç düşünmeden onlara yükleniyor, ama bir an için susuz kaldıklarını hayal edebiliyor musunuz? O zaman ne olur? Küçük bir çocukken, annem hep “Her zaman su iç, vücudun suya ihtiyaç duyar” derdi. Bunu hiç unutmadım. Ve şimdi, 25 yaşında bir genç olarak, her gün su içmeye özen gösteriyorum. Ama işte, akciğerlerin susuz kaldığı…
Yorum BırakGünlük İzler Yazılar
2024 Sicil Affı Geldi Mi? Pedagojik Bir Perspektiften İnceleme Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü: Sicil Affı ve Toplumsal Değişim Eğitimci olarak en çok inandığım şeylerden biri, öğrenmenin sadece bilgi aktarmakla kalmayıp, aynı zamanda bireylerin yaşamlarını dönüştüren bir süreç olduğudur. Her öğrenci, öğrenmeye başladığı andan itibaren yalnızca akademik anlamda değil, toplumsal ve kişisel anlamda da bir değişim sürecine girer. Eğitimin dönüştürücü gücü, sadece bireylerin zihinlerini şekillendirmekle kalmaz, aynı zamanda toplumsal yapıyı da etkileme potansiyeline sahiptir. Bu bağlamda, toplumsal bir sorunun çözümüne yönelik yeni adımlar, eğitimin ve öğrenmenin gücünü doğrudan yansıtır. 2024 sicil affı da tam olarak bu tür bir dönüşüm önerisi gibi görünmektedir.…
Yorum BırakÜzerinde düşündüğüm bir konu ile başlamak istiyorum: varlık neyi ifade eder, bilgiye erişim hangi koşullarda anlam kazanır ve etik sorumluluklar ne ölçüde görünür kılınabilir? Bu üç soru — ontoloji (varlık), epistemoloji (bilgi) ve etik (sorumluluk) — özellikle dijital çağda “fenomen” olarak adlandırılan bireylerin gelirleri özelinde düşündüğümüzde farklı bir çerçeve sunuyor. Örneğin, Mami Emen’in aylık geliri ne kadar sorusu, sadece bir sayı hâlinde kalmıyor; bu sayıya yüklediğimiz anlamlar, ilişkili olduğu dijital kültür, sosyal yükümlülükler ve epistemik şeffaflık gibi boyutlarla birlikte düşünüldüğünde daha katmanlı bir hale geliyor. “Mami Emen’in aylık geliri ne kadar?” ve ontolojik bir bakış Ontolojik düzeyde sorulması gereken ilk soru şudur: “Mami Emen nedir?” Yalnızca…
6 YorumKalorifer Tesisatında Hangi Tip Borunun Kullanılması Doğrudur? Bir tarihçi gözüyle düşünün: insanlık, suyu ve sıcağı kontrol altına alma arzusu ile kentler, medeniyetler inşa etti; borular, kanallar, ısıtma sistemleri bu mücadelenin somut mirasıdır. Zamanla malzemeler değişti; demirden bakıra, bakırdan plastik ve kompozit yapıdaki borulara geçildi. Bugün, modern bir ısıtma sistemi kurarken hangi boru tipinin doğru olduğu sorusuyla karşılaştığımızda, aslında bu tarihsel sürecin, teknik tartışmaların ve toplumsal dönüşümlerin bir kesitiyle karşılaşıyoruz. Bu yazıda, kalorifer tesisatında hangi tip borunun kullanılması doğrudur sorusunu, geçmişin izleriyle günümüzün teknik ve akademik yaklaşımlarını birleştirerek inceleyeceğiz. Tarihsel Arka Plan: Boru Malzemelerinde Evrim Geçmişte, ısıtma tesisatındaki borular çoğunlukla çelik veya dökme demirden yapılırdı. Bu…
14 YorumFiberglass mı Polyester mi? Geleceğin Malzemeleri Üzerine Bir Düşünce Yolculuğu Teknolojinin hızla ilerlediği bir dünyada, her geçen gün daha fazla malzeme ve çözüm hayatımıza giriyor. Bu malzemelerden ikisi, gelecekteki endüstriyel gelişmelerde kritik bir rol oynamaya aday: fiberglass ve polyester. Bu iki malzeme, sadece inşaat ve otomotiv sektörlerinde değil, aynı zamanda birçok farklı alanda giderek daha fazla yer alıyor. Ama hangisi gelecekte daha baskın olacak? Hangi malzeme, ilerleyen yıllarda daha fazla tercih edilecek? Bugün, bu iki malzeme arasında nasıl bir seçim yapmamız gerektiği üzerine biraz kafa yoracağız. Gelecekteki etkilerini düşündüğümüzde, sadece hangi malzemenin daha dayanıklı olduğuna odaklanmıyoruz, aynı zamanda toplumlar üzerindeki…
18 Yorumİztirari Ne Demek? Toplumsal Normlar ve Cinsiyet Rolleri Üzerine Bir Sosyolojik İnceleme Toplumsal Yapılar, Bireyler ve İztirari: Bir Araştırmacının Gözünden Toplumları anlamak, bireylerin bu yapılar içinde nasıl hareket ettiğini ve birbirleriyle nasıl etkileşimde bulunduklarını çözümlemekle başlar. Sosyologlar olarak, insanlar arasındaki ilişkiyi ve toplumun kolektif yapısını analiz ederken, bazen günlük hayatta karşılaştığımız kelimeler bile toplumsal yapılarla derin bağlar kurar. Bu yazıda, “iztirari” kelimesi üzerinden toplumsal normları, cinsiyet rolleri ve kültürel pratikleri inceleyeceğiz. İztirari, aslında sadece bir kelime değil, toplumsal düzenin bireyler üzerindeki etkisini, bireylerin bu etkilerle nasıl şekillendiğini gösteren önemli bir kavramdır. İztirari, genel anlamda “zorunluluk” ya da “mecburiyet” anlamına gelir.…
12 Yorumİmalat Ustası Ne İş Yapar? Toplumsal Yapı ve Cinsiyet Rollerine Dair Sosyolojik Bir Bakış Toplumsal Yapının İçinde Bir Roller: İmalat Ustasının Yeri Toplumun işleyişini anlamak, bazen yalnızca belirli bir mesleği ya da profesyonel kimliği incelemekle sınırlı kalmaz. Her bir meslek, toplumsal normların, kültürel pratiklerin ve cinsiyet rollerinin etkisi altında şekillenir. Bir araştırmacı olarak, bu etkileşimleri anlamaya çalışırken, bireylerin yaptığı işin sadece ekonomik bir işlevi olmadığını, aynı zamanda toplumsal yapıyı nasıl yeniden inşa ettiğini de fark ederim. İmalat ustası, toplumda belirli bir rol üstlenen ve özel bir yetkinlik gerektiren bir meslek grubudur. Ancak bu meslek, yalnızca teknik bilgi ve beceriye dayalı…
20 YorumTırnik Ne Demek? Kelimelerin Gölgesinde Saklı Bir Edebî Anlam Arayışı Kelimeler, insan ruhunun en eski aynalarıdır. Onlar yalnızca anlam taşımaz; zamanla yoğrulur, coğrafyayla biçimlenir ve kültürle nefes alır. Bir edebiyatçı olarak beni en çok büyüleyen şey, kelimelerin sıradanlıktan sıyrılarak hikâyeye dönüşme gücüdür. “Tırnik” de bu gizemli kelimelerden biridir — kulağa sade gelir ama içinde bir kültürün, bir dilin, hatta bir duygunun yankısını taşır. Türkçenin kıvrımlı yollarında dolaşırken, kimi kelimeler yalnızca nesneleri değil, bir yaşam biçimini anlatır. Tırnik kelimesi de tam olarak bu niteliktedir: bir yandan somut bir nesneye işaret ederken, öte yandan halk anlatılarında, romanlarda ve şiirlerde metaforik bir derinlik…
16 YorumTadili Erkanın Hükmü Nedir? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir İnceleme Güç ilişkileri ve toplumsal düzen, siyaset bilimci için her zaman bir kavramsal ve teorik odak noktası olmuştur. Toplumların yapısı, bireylerin toplumsal rollerini ve devletle olan ilişkilerini şekillendirir. Bu bağlamda, iktidar, kurumlar ve ideolojiler arasındaki dinamikler, devletin politikalarının ne yönde evrileceğini belirleyen faktörlerdir. Bu yazıda, “tadili erkan” kavramı üzerine derinlemesine bir siyasal analiz yaparak, toplumsal etkileşimin ve güç mücadelesinin dinamiklerini irdeleyeceğiz. Ancak, bu analizi sadece geleneksel güç stratejileri üzerinden değil, aynı zamanda kadın ve erkek bakış açılarını harmanlayarak daha kapsayıcı bir şekilde ele alacağız. Tadili Erkan Nedir ve Hangi Anlamı Taşır? Tadili…
22 YorumKaynakların Kısıtlı Dünyasında: “Sebebi Çok Meyhane” Kimin? Bir ekonomist için hayat, tercihler ve fırsat maliyetleri üzerine kuruludur. Her seçim, bir şeyden vazgeçmek anlamına gelir. Tıpkı bir yatırımın kazandırdığı kadar kaybettirdikleri olduğu gibi, bir toplumun kültürel tercihlerinde de ekonomik dengeler sessizce işler. “Sebebi Çok Meyhane kimin?” sorusu, yalnızca bir işletmenin sahipliğini değil, aynı zamanda piyasa dinamiklerinin, bireysel kararların ve toplumsal refahın nasıl şekillendiğini anlamak için güçlü bir metafor sunar. Çünkü bir meyhane, bir yandan bireysel tercihin; diğer yandan arz-talep dengesinin somut bir tezahürüdür. Piyasanın Görünmez Eli ve Görünen Meyhaneler Ekonomi teorilerinde “görünmez el” kavramı, piyasanın kendi kendini düzenleme gücünü anlatır. İnsanlar…
8 Yorum